Ana sayfa BEBEK İSİMLERİ M Harfi ile başlayan Kız İsimleri

M Harfi ile başlayan Kız İsimleri

0
M Harfi ile başlayan Kız İsimleri
M Harfi ile başlayan Kız İsimleri

M Harfi ile başlayan Kız İsimleri

Maceme: Sabırlı, tahammüllü, dirençli.

Macide: Şanlı, şerefli.

Mader: Ana, valide, çocuğu olan kadın.

Mağfiret: Allah’ın bağışlaması.
Mahbube: Sevilen, muhabbet edilen, sevgili.
Mahçe: Minarenin alemine dikilen ay.
Mahçiçek: Ay çiçek. Ay yüzlü, çiçek gibi güzel.
Mahfer: Ay ışığı.
Mahfiruze: Turkuaz renkli ay. Mavi ay.
Mahigül: Gülen ay. Gül yüzlü.
Mahinur: Ay işığı, nurlu ay, nur yüzlü.
Mahire: Becerikli.
Mahitab: Ay ışığı.
Mahizar: İnleyen ay.

Mahizer: Altın renginde ay

Mahlika: Ay yüzlü güzel

Mahmude: Övülen
Mahmure: Baygın bakışlı, süzgün.
Mahpare: Ay parçası.
Mahperi: Ay yüzlü peri.
Mahra: Uygun, elverişli.
Mahrama: Kadınların başlarına örttüğü işlemeli, geniş örtü.
Mahru: Ay yüzlü.
Mahter: Hilal, yeni ay.
Mahur: Yeni ay.
Maide: Gök sofrası.
Maile: Hevesli, meyilli.
Makbule: Kabul edilen, hoşa giden, beğenilen.
Maksude: Amaçlanan, niyet edilen. İstenen.
Maksume: Bölünmüş, taksim edilmiş.
Maksure: Gelinin duvağı. Camide kadınlar bölümü.
Makule: Akla uygun, akla yatkın.
Maltahun: Büyük hanım.
Malike: Mal sahibi.
Mamure: İmar edilmiş, işlenmiş, bayındır, temiz, intizam.

Manolya: Renkli çiçeği ve güzel kokusu olan süs ağacı.

Mansure: Galip gelen, üstün gelen, Allah’ın yardımı ile yenen.

Manzure: Bakılan, gözde olan, nazar edilen.
Maral: Dişi geyik.
Marifet: Ustalık, beceriklilik, bilgililik,
Mariye: Mısır hükümdarı Mukavkıs’ın Peygamberimize (s.a.v.) hediyesi, kıbti köle hanımın adı. Peygamberimizin eşi olmuş, İbrahim adlı çocuğun annesidir.
Marufe: Tanınmış, ünlü. Herkesçe bilinen.
Masume: Günahsız, suçsuz, masum, saf, temiz. Korunmuş.
Maşuka: Dost, sevgili.
Matlube: Talep edilen, istenen.
Matuke: Azad olmuş, özgürlüğüne kavuşmuş.
Mavera: Ara, geri, öte.
Mayda: Narin, zarif, ince yapılı.
Maye: Güç, bilgi. Gerekli madde. İktidar.
Mazlume: Zulmedilmiş, zulüm görmüş.
Mebde: İlke, başlangıç, baş.
Mebhure: Zor soluyan, zor nefes alan.
Mebruke: Tebrik edilen.
Mebrure: Hayırlı, beğenilmiş
Mebsude: Uzun olarak anlatılan. Yayılmış, açılmış, saçılmış.

M

Mebşure: Yüzü güzel, gösterişli. Endamlı.
Mecra: Su yolu, akarsu yatağı. Bir olayın doğrultusu, yönü.
Medar: Dönence, sağlam, dayanıklı.
Medide: Çok uzun süren.
Mediha: Methedilmiş, övülmüş, beğenilmiş.
Medine: Eski adı Yesrib olan ve hicret ettiği ve kabrinin bulunduğu şehir.
Mefharet: Güvenmeyi gerektiren. İftihar edilen.
Mefkure: Ülkü, ideal.
Mefruza: Farz olunmuş, var sayılmış.
Meftuha: Ele geçirilmiş, açılmış.
Meftune: Büyülenmişçesine tutkun, vurgun, hayran.
Mehcure: Tek olunmuş, köşede bırakılmış.
Mehdiye: Allah tarafından hidayet verilmiş olan.
Mehlika: Ay yüzlü güzel.
Mehpare: Ay parçası.
Mihriban: Seven, sevgi ve ilgi gösteren, merhametli, şefkatli, samimi.
Mehtap: Ay ışığı.
Mehveş: Yüzü ay gibi.
Mekniye: Gizli, saklı, örtülü, kapalı.
Meknune: Saklı, gizli.
Mekreme: Kerem, cömertlik. Hürmet, saygı, izzet.

M

Mekşufe: Bilinen, açık sağlıklı
Melahat: Yüz güzelliği. Şirin, latif, tatlı.
Melal: Keder, hüzün, can sıkıntısı
Melda: İnce vücutlu, zarif kız. Genç ve sağlıklı.

Melek: Allah’ın yarattığı ruhsal varlık. İyi huylu.
Meleknaz: İyi huylu ve nazlı kız.
Meleknur: Nurlu, aydınlık ve iyi huylu,
Melekper: Melek kanatlı.
Melekru: Melek yüzlü.
Melhuza: Beklenen, umulan.
Meliha: Güzel, sevimli.
Melike: Kadın hükümdar, hükümdar karısı, kraliçe.
Meltem: Yazın denize doğru esen serin rüzgar.
Memdude: Uzatılan.
Memduha: Methedilmiş, övülmüş.
Memnune: Memnun, hoşnut, sevindirilmiş.
Memune: Korkusuz, emin. Kalbi huzur içinde.
Menba: Suyun çıktığı kaynak.
Menekşe: Bir çeşit bitki. Soğanlı, mavi, güzel kokulu çiçekleri olan kır çiçeği.
Meneviş: Terementi ağacının tohumu. Saydam veya yansıtıcılarda renk dalgalanması.

M

Menfuşe: Pek hoş, hoşa giden, beğenilen.
Mengü: Ebedi, ölümsüz. Başlangıcı ve sonu olmayan.
Mensure: Ölçüsüz. Dağılmış. Dağıtılmış, yayılmış.
Menzile: Küçük merhale, makam, konak yeri.
Meram: İstek, niyet, arzu, maksat.
Mercan: Deniz hayvanını süs eşyası olarak kullanılan kırmızı kabuğu.
Merğube: Herkes tarafından sevilen, aranılan. Makbul olan, istenen, rağbet edilen.
Meriç: Balkan yarımadasının güneydoğusundaki nehir.
Merih: Mars gezegeni.
Mersa: Liman.
Merve: Mekke’de bir dağ. Hac sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında yedi defa sa’y edilir.
Meryem: Hz. İsa’nın annesi. Dindar, ibadete düşkün hanım, demektir.
Merzuka: Rızık verilmiş, rızıklandırılmış.
Mesadet: Saadet, bahtiyarlık, mutluluk.
Meserret: Mutluluk, sevinç, memnuniyet.
Mesrure: Sevinmiş, sevinçli, isteğine kavuşmuş.
Mestinaz: Naz sarhoşu, nazlı, süzgün bakışlı.

Mesude: Mutlu.
Meşhure: Meşhur olmuş, ünlü, tanınan.
Meşkure: Beğenilmiş, övülmüş.
Mevhibe: Sevgi, bağış, iyilik, ihsan.
Mevkute: Belli vakitlerde çıkan, süreli.
Mehdiye: Övgü.
Meveddet: Sevgi, muhabbet, dostluk.
Mevlude: Yeni doğmuş kız. Mevlid kandilinde doğan kız.
Mevsim: Dünyanın güneşin çevresindeki dönüşünden oluşan yılın dört bölümünden biri.
Mevzune: Düzenli, biçimli.
Meymune: Uğurlu, bereketli.
Meysure: Kolaylaştırılmış, kolaylanmış.
Meziyet: Bir kişiyi başkalarından ayıran özellik. Üstünlük,

M

Mihriban: Seven, sevgi ve ilgi gösteren, merhametli, şefkatli, samimi.
Mihrican: Geceyle gündüzün eşit olduğu gün.
Mihrimah: Güneş ve ay.
Mihrinaz: Naz güneşi.
Mihrinisa: Erdemli, nitelikli kadın. Kadınlığın güneşi.
Mihrinur: Nurlu ışıklarını saçan güneş.
Mihrişah: Şahların güneşi.
Mihriye: Güneşle ilgili, güneşe ait. Güneş gibi ışıklı.
Mina: İskele, gökyüzü.
Mine: Maden üzerine işlenen nakış. İnce, parlak. Dişin parlak kısmı. Küçük mavi yapraklı çiçek.
Miray: Ayın ilk günleri.
Mirac: Merdiven. Göğe yükselmece.
Mircan: Yüce canlı.
Mirnur: Nurun içi. İçi nur dolu.
Misak: Akid, and, yemin, sözleşme,
Misbah: Aydınlatma cihazı, ışık kaynağı.
Morgül: Kırmızı ile mavi kırışımı gül.

M

Mualla: Yüksek, yüce, değerli.
Muaze: Sarılan, korunan, muhafaza edilen.
Muazzez: Saygı duyulan, saygı uyandıran, değerli, üstün.
Mucibe: Gereken, icab eden.
Mucide: Yeni bir şey ortaya koyan, icad eden.
Mucize: Olağanüstü. İnsanı hayran bırakan şey. Akıl ve mantıkla anlaşılamayan. Peygamberelere mahsus. Özel haller.
Muhabbet: Sevgi, sevme, dostluk.
Muhibe: Muhabbeti, sevgisi olan. Sevgi besleyen.
Muhlise: İçten dost.
Muhsine: İyilik eden, bağışta bulunan.
Muhterem: Saygı duyulan. Saygıdeğer. Hürmet edilen. Şerefli. Kıymetli.
Muhteşem: Olağanüstü, görkemli. İhtişamlı. Erişilmesi güç olan.
Muine: Yardım eden, yardım seven, yardımcı.
Mukaddem: Önde giden, öncelikli. Değerli, üstün.

Mukadder: Yazılı olmayıp, sözün gelişinden anlaşılan. alın yazısı. Takdir edilmiş.
Mukaddes: Temiz, pak, kutsal, noksansız.
Mukbile: Mutlu, bahtiyar, talihli. İkbal sahibi, mesut.
Mukrime: Mehtaplı, ay ışıklı.
Munise: Uyumlu, hayat yoldaşı.
Muradiye: Arzulanan, istenen.
Murassa: Mücevherlerle süslü, bezeli.
Musliha: Islah eden, düzelten. Terbiye eden, ara bulan
Musanna: Sanatla yapılmış, sanatlı, süslü,
Muştu: Sevinçli haber, müjde.
Mutahhara: Temiz, arınmış, temizlenmiş.
Mutalla: Yaldızlı, yaldızlaşmış, yaldızlanmış.
Muteber: Yürürlükte olan, inanılır, güvenilir, itibarlı. Hata sayılır.
Mütena: Seçkin, önemli. Özenle yapılmış.
Mutiye: İtaat eden, boyun eğen. İtaatinde kusursuz. Cömert.
Mutlu: Uğurlu, kutlu, mesut, bahtiyar.
Muvahhide: Allah’ın birliğine inanan. Tevhid eden.
Muzaffer: Zafere ulaşan, başaran, üstün gelen.
Mübareke: Feyiz ve bereket kaynağı. Hayırlı, uğurlu. Hürmete layık. Saygı duyulan.
Mübeccel: Yüceltilmiş, ulu.

M

Müberra: Hata ve kötülükten uzak. Günahsız
Mübeşşer: Müjdelenen. İyi haberlerle sevindirilmiş
Mümeyyen: Açıkça söylenmiş. Meydana çıkarılmış. Bildirilmiş.
Mübine: İyiyi kötüden ayıran.
Mücella: Parlatılmış, cilalanmış.
Mücevher: Değerli süs eşyası.
Müdebber: Tedbirli İhtiyatlı.
Müdrike: Aklı eren, anlayan, idrak eden, akıllı.
Müesser: Kendisine bir şey tesir etmiş olan. Tesir altında kalmış olan.
Müfahire: Övünen.
Müeyyed: Teyid edilmiş. Yardım görmüş. Doğrulanmış. Yalanlanmamış.
Övünen.
Müfide: İfade eden, anlatan. Faydalı, anlamlı.
Müge: Süs bitkisi..
Müjde: Sevindirici haber.
Müjgan: Kirpik.
Mükafat: Ödül, sevindirici davranış.
Mükerreme: Saygı kazanmış, saygıya ulaşmış.
Mükrime: İkram eden.
Mülhime: İlham veren, esinlendiren.

M

Mülkiye: Devlete yönetici yetiştiren okul.
Mümine: İman eden, İslamın bütün şartlarını yerine getiren.
Münibe: Allah’a yönelmiş, kendisini Allah’a adamış. Saf içten.
Münevver: Nurlu, aydınlatılmış, aydın ve kültürlü.
Münife: Yüksek, yüce, ünlü, büyük.
Münire: Nurlandıran, aydınlatan, parlak,
Münteha: Son, nihayet, sonun en ucu.
Mürvet: İyi huylu, iyiliksever, mert.
Mürüvet: Cömertlik, iyilikseverlik.
Müsewer: Çevresine duvar çevrilmiş.
Mürevva: Aklı sağlam, fikirleri isabetli, iyi düşünen.
Müslime: Müslüman olan. İslam dininde olan. Selamette olan.
Müşerref: Şerefli.
Müşfika: Merhametli, şefkatli.
Mütearife: İspat istemeyen, gerçekliği sabit olan.
Müveddet: Muhabbet, sevgi, eğilim.
Müvellide: Doğum yaptıran kadın. Ebe.Müyesser: Kolay bulunan, kolay yapılan, rastgelen.
Müzehheb: Tezhib edilmiş, süslenmiş.
Müzehher: Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklerle donanmış.
Müzekka: Temizlenmiş, zekatını vermiş. Yüklerinden kurtulmuş.
Müzeyyen: Süslenmiş, bezenmiş, ziynetler takınmış.

BİR CEVAP BIRAK

Yorumunuzu buraya yaz
Buraya adınızı yazınız

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.