Ana sayfa BEBEK İSİMLERİ M Harfi İle Başlayan Erkek İsim Ve Anlamları

M Harfi İle Başlayan Erkek İsim Ve Anlamları

0
M Harfi İle Başlayan Erkek İsim Ve Anlamları
M Harfi İle Başlayan Erkek İsim Ve Anlamları

M Harfi İle Başlayan Erkek İsim Ve Anlamları

Macit: Şan ve şeref, büyük, yüce.

Mahbub: Muhabbet duyulan, sevilen, sevgili.

Mahdum: Erkek evlat

Mahfi: Gizli, saklı.

Mahfuz: Muhafaza edilmiş, korunmuş, saklanmış.

Mahir: Maharetli, hünerli, becerikli usta.

Mahmut: Övülen, övülmeye layık.

Mahsun: Sağlam ve güvenli hale getirilmiş.

Mahzuf: Hazfedilmiş, kaldırılmış, silinmiş. Arap yazısıyla noktasız harflerle yazılmış yazı. Neşir veya şiir.

Mail: Meyilli, eğimli, eğilmiş.

Makal: Lakırdı, söyleme, konuşma.

Makbul: Kabul olunmuş. Alınmış. Hoş karşılanan. Beğenilmiş.

Makrun: Kavuşmuş, ulaşmış, yetişmiş.

Makdem: Dönüp gelme. Kalyoncu başlığı.

Makir: Kötülüğe karşı olan. Kötülükleri, hilekarları cezalandıran.

Maksud: Maksat, niyet. Kast edilen şey. İstenilen, murat edilen.

Maksum: Allah tarafindan verilen kismet. Taksim edilmiş,

Maksur: Kısalmış, kısaltılmış. Ali konulmuş. Ayrılmış,

Makul: Oldukça akıllı, sözü akla yakın.

Malik: Sahip. Cehennem’in bekçisi.

Maliki: Dört ehli sünnet mezhebinden, Maliki mezhebine mensup kişi.

Malkoç: Akıncı komutanı.

Malum: Belirli, bilinmez olmayan. Şüphesiz.

Mamur: Harap olmayan, sağlam, bayındır, bakımlı, şen.

Mana: Kelime veya işaretin anlattığı şey. İç ruh, batin alemi. Anlam.

Manav: Yaş sebze meyve satan kişi. Yerli, göçmen olmayan. Tatar Türklerinin bir kabilesi.
Mani: Men eden, geri bırakan. Engel olan, izin vermeyen. Allah’ın sıfatlarından.

Mansur: Allah’ın yardımı ile galip gelmiş.

Manzur: Nazar olunan, görülen, bakılan. Beğenilen, gözde.

Maruf: Tanınmış, ünlü.

Marut: Bir melek adı. Harut’un arkadaşı.

Masum: Günah, suçsuz, kabahatsiz. Saf, temiz, küçük

Maşrık: Güneşin doğduğu yön. Gün doğusu.

Maşuk: Sevilen, sevilmiş

Matlub: İstenilen. Aranılan, talibi çok olan.

Matuk: Azat olmuş, hürriyetine kavuşmuş.

Mazak: Kırlangıç balığıgillerden kahverengimsi renkli bir balık.

Mazhar: Erişme, sahip olma, şereflenme.

Mazlum: Zulüm görmüş, haksızlığa uğramış.

Mazmun: Mana, mefhum, kavram. Nükte cinas. Zanlı sanık

Mazrur: Zarar görmüş.

Mebruk: Tebrik edilen, tebrike layık.

Mebrur: Herkesin beğendiği. Yararlı, hayırlı.

Mebsut: Açılmış, yayılmış. Tafsilatlı anlatılan.

Mecdeddin: Dinin büyüğü, dinin ulusu, örnek alınacak din būyüğü.

Mecdi: Çok ulu, yüce, şan ve şeref sahibi.

Meddud: Kısmeti açık, rızkı bol.

Mecdüddevle: Devletin büyüğü, ulusu. Büveyhi hükümdarının adı.

Mecdülmülk: Dünyanın büyüğü Selçuklularda vezirin adıdır.

Mecid: Şan ve şeref sahibi, azametli.

Meciddin: Dinin büyüklüğü, ululuğu.

Mecnun: Çılgın, deli, aşık

Mecruh: Yaralı, iptal edilmiş

Meded: İmdat, yardım.

Medid: Uzun süren, uzun müddette.

Medih: Övme konusu. Medhetmeye sebep olan şey.

Mefhar: Güvenmeyi gerektiren, övünülecek, iftihar edilecek.

Meftuh: Ele geçirilmiş. Açık. Açılmış.

Meftur: Yaratılmış, mahluk, tabii yaradılıştan gelen.

Mehcur: Uzaklaşmış, uzaklaştırılmış. Ayrı kalmış. Terkedilmiş. İlişiği eksilmiş. Bir köşeye bırakılmış.

Meftun: Gönül vermiş. Büyülenmiş gibi tutkun.

Mehdi: Hidayete eren, doğru yolda olan.

Mehib: Arslan, heybetli, gösterişli.

Mehmet: Muhammed’in Türkçe söylenişi.

Mekin: Mekan tutan, yerleşen, oturan.

Meknun: İyice korunmuş, saklanmış, gizli.

Meknuz: Hazineye konulmuş, gizlenmiş, saklanmış.

Mekreme: Kerem, cömertlik, hürmet, saygı, izzet.

Mektum: Saklanan, gizlenen, saklı, gizli.

Melami: Parıltılar. Melamilik görüşüne sahip olan.

Melih: Güzel, şirin, cana yakın, sevimli.

Melik: Hükümdar, hakan. Mal sahibi.

Memdud: Uzatılan, uzayan.

Memduh: Övülmüş, övülmeye değer.

Memluk: Köle, esir, kölemen.

Memnun: Sevinmiş, razı, hoşnut.

Memun: Emin, korkusuz. İtamatlı, tehlikesiz, sağlam. Abbasi halifesinin adı.

Menderes: Akarsu yataklarının dolambaçlı kısımları.

Mengü: Ebedi, ölümsüz.

Mengüalp: Şanı, şerefi ölümsüz, yiğit kahraman.

Meangübay: Şanı şerefi ölümsüz, zengin kimse.

Mengücek: Erzincan ve Divriği de beylik kurmuş Selçuklu beyleri sülalesi. Mengücek oğulları.
Mengüç: İlahi güç sahibi. Yaşlı, deneyimli.

Mengütay: Şerefli, cömert, ölümsüzleşmiş kimse.

Mennan: Nimetlendiren, ihsan eden. Çok iyilik eden. Allah’ın adlarından.

Mensur: Manzum olmayan. Nesredilmiş, saçılmış, dağılmış, yayılmış, mühürlenmiş.

Menşur: Neşredilmiş, yayılmış, mühürlenmiş.

Mentec: Doğacak vakit.

Merahan: Sevinç, ferahlık. Zayıf olma hali.

Merd: İnsan, adam. Özü sözü doğru. Kabadayı.

Merdan: İnsanlar. Yiğitler. Erkekler.

Merdi: İnsanlık. Cesaret, yüreklilik, mertlik, erlik.

Mergub: Sevilen, istenilen, herkes tarafından sevilen. Beğenilen, aranan. Rağbet edilen, makbul.

Meriç: Çağıltılı su

Mersed: Kerim, cömert

Mert: Yiğit, cesur, kahraman, sözünün cri.

Mertel: Cömert, özü sözü bir.

Merter: Özü sözü bir olan erkek.

Mertkal: Her zaman cesur ol, yiğit kal.

Mertkan: Mert soydan gelen.

Mertol: Her zaman sözünün eri ol.

Mervan: Emevi sülalesinden Mervan kolunun kurucusu halife.

Mersed: Cömert, kerim. Eli açık.

Merzat: Hoşnutluk, rıza.

Merzuk: Rızık verilmiş, rızıklandırılmış. Mutlu, bahtiyar.

Mesih: Ölmek. Tuhaf, acayip. Başka bir şekle girmiş olan.

Meskut: Sükut edilmiş, söylenmemiş.

Mesleme: Teslim olma, itaat etme.

Mesrur: Sevinçli, memnun.

Mestan: Sarhoş olmuş. Cesaretli, savruk.

Mestur: Örtülü, örtülmüş.

Mesut: Mutlu, kutlu, bahtı gülmüş.

Meşhur: Tanınmış, ünlü.

Meşkur: Teşekkür edilmeye değer, beğenilmiş, makbul.

Mete: Hun İmparatoru. Oğuz Han ile karıştırılan Hun Kağanı Teoman’ın oğlu.

Metin: Sağlam, kuvvetli, dayanıklı. Yazının içeriği.

Metiner: Dayanıklı, sağlam.

Mevcud: Hazır bulunan, elde olan, var olan.

Mevdut: Gaznelilerin bir hükümdarı, sevilmiş, sevilen.

Mevkut: Vakitli, belli zamanda olan veya çıkan.

Mevlana: Efendimiz anlamında büyüklük ünvanı.

Mevlid: Dünyaya gelme, doğma. Yeni doğmuş çocuk. Peygamberimizin (s.a.v.) doğum günü okunan kutsal manzume.

Mevsuf: Bir sıfatla tavsif edilen, nitelenen belirtiler.

Mevsul: Vasıl olmuş, ulaşmış, kavuşmuş.

Mevzun: Vezinli, tartılı, ölçülü, ahenkli, biçimli, nisbetli.

Meysur: Kolaylaştırılmış şeyler.

Meyyal: Meyli fazla olan. Hafif eğilmiş. Arzulu, istekli.

Mezak: Zevk, tat, lezzet alma, damak.

Mezid: Artma, fazlalaşma, büyüme. Arttırma, çoğaltma, büyütme.

Midhat: Methetme, övme.

Miftah: Açacak alet, anahtar.

Mihman: Konuk, misafir.

Mihri: Güneşe mensup. Güneşe ait. Güneş gibi parlak, ışıklı.

Mikail: Canlıların rızkını dağıtan dört büyük melekten biri.

Mikdad: Demir kesme aleti.

Minkar: Taş oymacılarının kullandığı çelik kalem. Kuş gagası.

Mir: Komutan, hükümdar, bey, vali, amir, başkan.

Mirac: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) göğe yükselmesi. Merdiven. Çıkılacak yer.

Miran: Beyler.

Mirhan: Canın içi.

Mirkelam: Bilge sözü. Sözünün eri. Güzel ve zarif konuşan.

Mirsat: Gözetleyen. Gözleyen. Gözlemci.

Mirsat: Gemi çapası.

Mirza: Hükümdarın soyundan gelen. Beyzade, şehzade.

Misak: Sözleşme, yemin.

Misbah: Aydınlatma cihazı. Işık.

Mişkat: Neşter.

Mithat: Medhetme, övme. Övülmeye layık olma.

Mizan: Terazi.

Muaccel: Acele, zamansız, mühletsiz.

Muahhar: sonraki, sonra olan.

Muakkıb: Takip eden

Muaviye: Emevi devletinin, ilk hükümdarı. Tilki yavrusu.

Muaz: Saygı duyulan, muhterem, çok aziz. Sığınan, korunan.

Mufaddal: Faziletli, fazileti çok olan Tafdil edilmiş. Üstüne

Muammer: Ömür süren, yaşayan, uzun ömürlü.

Muasır: Aynı asırda yaşayan

Muattar: Itırlı Güzel kokulu.

Mucip: istekleri yerine getiren. Gerekli kılan.

Mugiseddin: Dinin yardımcısı, dinin yardımına koşan, dine yardım eden.

Muğire: Yardımcı. Meşhur bir sahabi.

Muhaccel: Ayağı şekilli bey az at.

Muhacir: Göç eden, göçmen.

Muhafız: Muhafaza eden, koruyan.

Muhammed: Çok övülmüş, çok övülen.

Muhammer: Mayalanmış.

Muhammes: Beşli, beş kenarlı, bendleri beşer misra olan şiir.

Muharib: Muharabe eden, savaşçı.

Muharrem: Haram edilmiş. Hicri takvimde birinci ay, aşure an.

Muhayyil: Hayal kuran, tahayyül eden.

Muhbir: Haber veren, haberci.

Muhdin: Dinin habercisi. Peygamber.

Muhib: Muhabbet, sevgi besleyen, seven.

Muhittin: Dini canlandıran.

Muhibeddin: Dini çok seven, dine karşı çok muhabbeti olan

Muhlis: Halis, içten sadık. Yapmacıksız, samimi.

Muhrib: Tahrip eden, yıkan yakan. Harp gemisi.

Muhsin: İyilik eden, bağışta bulunan. Sağlamlaştıran.

Muhtar: Seçilmiş, seçkin, bağımsız.

Muhterem: Hürmet edilen, saygı duyulan.

Muhyi: İhya eden, dirilten, canlandıran. Can bağışlayan. Sağlık ihsan eden. Allah’ın sıfatlarındandır.

Muhyiddin: Dini ihya eden, yücelten, dirilten. Canlandıran, hayat veren.

Muin: Ustaya yardım eden, çırak. Yardımcı.

Muiz: Allah’ın sıfatlarından. İkram eden, ağırlayan. Izzet ve şeref veren.

Muizeddin: Dinin ikramı, dinin şerefi.

Mukaddem: Önde olan.

Mukadder: Takdir olunmuş, değeri, ömrü belirlenmiş.

Mukaddes: Takdis olunmuş, kutsanmış, kutlu, aziz.

Mukaffa: Kafiyeli, ahenkli, uyumlu.

Mukarreb: Yaklaşmış, yaklaşan, yaklaştırılmış.

Mukbil: Kutlu, mutlu. Bahtı açık, talihli, mesut.

Mukim: İkamet eden, oturan.

Mukmir: Mehtaplı, ay ışıklı

Mukteda: Uyulan, tabi olunan, reis, imam.

Muktedi: İktida eden, uyan, tabi olan.

Muktedir: İktidarlı, güçlü, gücü yeten.

Muktefi: İktifa eden. Ardından gidilen.

Mukteza: Gereken, lazım olan, icap eden.

Mungar: Eli açık, cömert.

Munis: insandan kaçmayan, sevimli, cana yakın.

Munsif: İnsaflı, insaf eden

Muntasır: Zalimlere karşı duran, düşmanı yenen, öcünü alan

Muntazır: Gözleyen, bekleyen, beklenen, gözlenen.

Murat: Amaç, istek, dilek.

Murathan: İstenen, talep edilen hükümdar.

Murtaza: Rağbet gören, beğenilen. Beğenilmiş, seçilmiş.

Musa: Suda (Nil’de) bulunan kişi. Vasiyeti yerine getirmekle görevlendirilen.

Mus’ab: Güçlü, dayanıklı

Musaddık: Tasdik eden, onaylayan.

Musahhar: Boyun eğen, emir altına giren. Fethedilmiş. Büyülenmiş.

Muslih: İslah eden, düzelten.

Muslihiddin: Dinin iyiliği için çalışan.

Mustafa: Seçilmiş, beğenilmiş, temizlenmiş.

Muştu: Müjde, sevindirici haber.

Mutarra: Parlak, çok taze.

Mutahhar: Takdir edilmiş, temiz, temizlenmiş. Ayıklanmış.

Mutasım: Yapışan, eliyle tutunan, günahtan çekinen.

Mutemil: Tek başına işe girişip yapan. Zorluğu göze alan.

Mutemid: İtimadlı, güvenilir, doğru.

Muti: Rahat ve uslu, itaat eden, baş eğen.

Mutim: Fakirleri gözeten, cömert, muhtaçlara yardım eden.

Mutluay: Mutlu, sevinçli ay.

Mutlu: Talihli, bahtiyar, uğurlu, mesud.

Mutlualp: Mesud, yiğit, derdi olmayan kahraman.

Mutluer: Uğurlu, bahtiyar erkek.

Mutluhan: Uğurlu, bahtiyar, talihli hükümdar.

Mutlutekin: Uğurlu, bahtiyar, talihli prens.

Muttalib: Talep eden, isteyen.

Muvaffak: Allah’ın yardımına erişmiş, işi rast gitmiş kimse. Başarmış.

Muvahhid: Allah’ın birliğine inanan. Tevhid eden.

Muvakkar: Ağırbaşlı, ciddi vakarlı. Saygı gösterilmiş, ağırlanmış.

Muvakki: Tuğrakeş, fermanlara tuğra çeken. Tevkii nişancı.

Muvakkit: Vakitleri tayin eden kimse.

Muyan: Sevap, hayır, hasenat

Muzaf: Eklenmiş, katılmış, ilave edilmiş.

Muzaffer: Zafere ulaşan, galip gelen, kazanan.

Muzafereddin: Dinin galip, üstün kişisi.

Muzam: Bir şeyin en büyük kısmı.

Mübarek: Bereketli, uğurlu, hayırlı, kutlu. Beğenilen, feyizli, kızılan, şaşılan, sevilen.

Mübeccel: Tebcil edilmiş, yüceltilmiş, ululanmış.

Mübelliğ: Büyük camilerde imamın söylediğini tekrar eden kişi

Müberra: Müstesna olan, aklanmış, temizlenmiş. Duru, arınmış.

Mübeşşir: Müjdeci, iyi haber veren.

Mübeyyin: Beyan eden, açıkça bildiren.

Mübin: Belli olan, aşikar. İyiyi kötüden ayıran.

Mübşer: Haber verilmiş, müjdelenmiş.

Mücap : Kabul cevabı alan, isteği, duası kabul edilen.

Mücahit: Cihad cden, din için savaşan, çalışan.

Mücahiddin: İslam askeri, din savaşçısı.

Mücib: İcap eden, istenilen yapan, cevap veren.

Mücmel: Öz, özet, az sözle anlatılmış.

Mücteba: Seçilmiş, seçkin, kıymetli. Tayin edilmiş.

Müctehid: Gücü yettiği kadar çalışan.

Müdafi: Savunan, dayanan, müdafaa eden, koruyan.

Müdavi: Tedavi eden, iyileştiren, tabip.

Müdebbir: Tedbirli, herşeyi önceden düşünen ve tedbir alan.

Müdrik: İdrak eden, aklı ermiş, anlayan.

Müeddeb: Edepli, terbiyeli, uslu, saygılı, bilgili.

Müeddib: Terbiye cden, öğreten, öğretici.

Müemmil: Temin edilmiş, bulunmuş, emniyete alınmış.

Müeyyed: Teyid edilmiş, doğrulanmış, güçlü.

Müfekkir: Fikir sahibi, fikir yürüten, düşünen.

Müterrec: Meydanı olan geniş alan.

Müferrih: Ferahlık veren, içi açan.

Müfit: İfade eden, düşüncesini iyi anlatan. Yararlı.

Müftehir: İftihar edilen, şanlı, şöhretli, fahri.

Müheymin: Birini korkudan koruyan.

Mühib: Tehlikeli ve saygı uyandıran. Korkutucu.

Müjdat: Müjdeli ve iyi haber veren.

Mükafi: Eşit, beraber

Mükedder: Kederli, mahzun, üzüntülü. Bulanık.

Mükerrem: Muhterem, saygı kazanmış, aziz.

Mükrem: Kerem ve şeref ile nitelenmiş.

Mükremin: İkram olunmuş, bağışlanmış. Cömert, güvenilir.

Mükrim: İkram eden, ikramcı, ağırlayan. Konuksever.

Mülayim: Yumuşak huylu, uyumlu.

Müyesin: İlham veren, esinlendiren.

Mülteca: Sığınılacak yer.

Mültemi: Işık saçan, parlayan, parıldayan.

Mümasil: Benzer, andırır, müşabih.

Mümin: Allah’ın birliğine, Hz. Muhammed’in Peygamberliğine birliğine ve İslamın esaslarına iman etmiş ve gerektiği şekilde davranan.

Mümtaz: İmtiyazlı, benzerlerinden üstün.

Münadi: Nida cden, bağıran, tellal, ilan eden.

Münazir: Münazara yapan, tartışan.

Münci: Kurtaran, kurtarıcı.

Münip: Tövbe edip Allah’a yönelmiş. Gönlü temiz.

Münif: Yüksek, ulu, yüce.

Münim: Nimet veren, yedirip içiren.

Münir: Nurlandıran, ışık veren, aydınlatan, parlak.

Münkeşif: Keşfedilmiş, ortaya çıkarılmış, meydana görünen.

Münşi: Üslubu güzel olan iyi katib. Yapıcı, yapan, inşa eden.

Müntakim: İntikam alan.

Müntefi: Kazanan, faydalanan.

Münteha: En son, nihayet.

Münzir: Münafıkları ve kafirleri sapıklıklardan kurtarmak için cehennem azabı ile korkutan.

Mürabit: Sınır boyundaki asker. Kendini ibadete veren derviş.

Mürebbi: Çocuk terbiyecisi, özel öğretmen, terbiyeci.

Müren: Dere, ırmak, akarsu.

Mürsel: Gönderilmiş, yollanmış, nebi.

Mürşid: Doğru yolu gösteren, rehberlik yapan. Gafletten

Müsellim: Teslim eden. Kaymakam, nahiye müdürü.

Müslüm: İslam dininde olan. Teslim olmuş, selamete ermiş.

Müstakim: Dik, düz, doğru, namuslu, temiz.

Müstean: Yardım istenen, kendisinden yardım beklenen.

Müstebşir: Müjde ile sevinen, müjde veren, müjdeleyen.

Müstecib: Kabul cevabını alan, isteği kabul edilen.

Müstekfi: Yetecek kadar isteyen.

Müstenid: İstinad eden, dayanan.

Müsterih: Huzur içinde, gönlü rahat olan.

Müşahid: Müşahede eden, gören, gözleyen.

Müşerref: Şereflenmiş.

Müşfik: Şefkatli, merhametli, acıyan, seven.

Müşir: İşaret eden, yol gösteren, öğüt veren.

Müştak: Özleyen, arzu eden, istekli.

Müştehir: Şöhret kazanan, meşhur, ünlü.

Mütevekkil: Allah’a tevekkül eden, Allah’tan gelene razı olan. işlerinde Allah’a dayanan.
Müttaki: Sakınan, çekinen, zahid. Allah’tan korkan.

Müzahir: Zahir olan, yardım eden, yardımcı, koruyan.

Müzdad: Çoğalmış, artmış.

Müzehheb: Tezhib edilmiş, altın suyu ile süslenmiş.

Müzehib: Tezhib eden, süsleyen, tezhipci.

Müzekkir: Zikreden, hatırlayan.

Kaynak: Ömer Gencer (  Çocuğumun İsmi Ne olsun? )

BİR CEVAP BIRAK

Yorumunuzu buraya yaz
Buraya adınızı yazınız

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.