Çay Demlemenin Püf Noktaları

0
816
çay demlemenin püf noktaları
çay demlemenin püf noktaları

İyi bir çay demlemenin  püf noktaları olduğunu söylerler, yazarlar. Peki çay nasıl demlenir?Benim çay demlemek için belli başlı bir yöntemim yok. Çay tiryakisi biri de değilim. Çay demlemeyi de hiç sevmem ama çayımın güzel olduğunu söylerler. Marifet bende mi, suda mı yoksa çayda mı hala çözemedim.

Çay Nasıl Demlenir?

Ben nasıl çay demliyorum onu anlatıyım. Öyle başkalarından duyduğum gibi bir yöntemim yok. Öncelikle suyu kettle de fokurdayana kadar kaynatıyorum önceden demliğe koyduğum çayın üzerine suyu döküp kalan suyu da alt çaydanlığa döküp ocağa koyuyorum. Altını kısıp demlenmesini bekliyorum. Çay demleme süresi 10 dakikayı geçirmiyorum. Her şeyi göz kararı olarak ayarlıyorum. Gayet güzel oluyor tavşan kanını gibi. Şimdiye kadar imamın abdest suyu gibi olmuş diyeni duymadım. Bu benim çay demleme yöntemim. Kimilerine göre:

Çay Demlemenin Püf Noktaları

Demlik seçiminin çok önemli olduğunu, kireçsiz yumuşak su kullanılmasının daha iyi sonuç vereceğini söylerler. Ben Kireç oranı çok yüksek musluk suyu kullanıyorum, sıkıntı olmuyor. Yani bu demek oluyor ki, bu tezi çürütmüş oluyorum. Çay demlendikten sonra yarım saat içinde tüketilmesi gerekir. Eğer biraz daha çayın ömrünü uzatmak istiyorsanız demlendikten sonra içindeki posasını demlikten alıp biraz daha çayın ömrünü uzatmış olursunuz.

İyi Çay Nasıl Olmalı?

Bardakta ki çaya çok dikkatli baktığımızda siyah rengin içinde kırmızıya çalar parlak kırmızı bir renk olmalı, kahverengi, mat renkli bir çay olmamış demektir. Tat olarak da dili çeken ancak acı olmayan bir burukluğa sahip olması gerekir. Hayatımızda içecekler arasında hemen hemen ilk sırada yer alan ve tiryakilerine içilmediği zaman baş ağrısı veya sinirlilik yapan çayın tarihçesine bir bakalım.

Çayın Tarihçesi

Çayın yaklaşık 5000 yıl önce Çin de doğduğu biliniyor. Çayın nasıl ortaya çıktığı ile ilgili çeşitli yorumlar bulunuyor.

Bunlardan ilki Çin İmparatoru Shen Nung aynı zamanda bir bilim insanı olduğundan halkını hastalıklardan korumak için suyun devamlı kaynatılarak içilmesini emredermiş. Bir gün kaynamış suyu tam içecekken içine bir çay yaprağı düşer. Böylelikle suyun rengi ve tadı değişir. Bu içeceği denediklerinde dinçlik verdiğini keşfederler. Çay böylece yavaş yavaş dünya ya yayılır.

Çinli Budist rahip Yeise i çayın meditasyon üzerindeki etkilerini gördükten sonra ilk çay tohumlarını Japonya ya getirir. Bunun sebebi çayın meditasyon sırasında zihin için gerekli olan dinçlik ve dinginliği yaratması imiş.

Çay daha sonra kesişler ve Zen rahipleri tarafından Japonya ya yayılır. Çay Japonya dan sonra Portekiz üzerinden Avrupa ya ve İngiliz kolonicileri tarafından da Amerika ya yayılmıştır. Amerikan’ın çaya en büyük iki katkısı, aynı zamanda hızlı tüketim kültürünün de bir parçası haline gelen poşet çay ve buzlu çay olmuştur.

Çay Çeşitleri

Siyah çay, Yeşil çay, Beyaz çay, Bitkisel çay olarak çeşitleri bulunmaktadır.

Siyah Çay

Oksidasyon ve kurutma yoluyla özgün olarak üretilen çay çeşididir. Beyaz ve yeşil çaya göre daha fazla oksidasyona maruz kalır. Demek ki, bu yüzden siyah çay, yoğun bir tada sahip.

Yeşil Çay

Yeşil çay ile siyah çay aynı bitkiden üretiliyor. Sadece işleme teknikleri farklı. Siyah çaya göre daha az işlem görür. Siyah çay yavaş yavaş kurutulur, yeşil çay çok hızlı bir şekilde kurutulduğu için siyah çaya göre içerisinde antioksidan daha fazladır. Her ikisinde de kafein bulunur. Ancak yeşil çay daha az işlem gördüğü için daha az kafein bulunur. Burada da anlıyoruz ki, yeşil çay daha sağlıklı.

Beyaz Çay

Beyaz çay siyah ve yeşil çay dan farklı olarak  fermentasyon işlemine uğramaz direk soldurma ve kurutma işlemine geçilir.

Bitkisel Çay

Doğal meyve, bitkilerin kurutulması ile elde edilir. Ihlamur, kuşburnu, papatya, adaçayı, elma gibi birçok çeşidi vardır özellikle şifa için tüketilir.

Gönül ne çay ister, ne çayhane gönül sohbet ister çay bahane.

Diyerek, çay sohbetimizi bitirelim…

YORUM YOK

CEVAP VER